Lima Logistics’in Denizyolunda Stratejik Odağı: Hindistan Hattı
24/04/2026 - 11:21:00
Lima Logistics, denizyolu taşımacılığında artan jeopolitik riskler ve değişen küresel dengelere karşı esnek operasyon yapısı ve güçlü acente ağıyla çözüm üretirken, 2026’da stratejik odağını Hindistan–Türkiye hattına çevirdi.
Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmelerin, küresel ticaret dengeleri ve lojistik sektörü üzerinde önemli etkiler yarattığını vurgulayan Korkmaz, “Yüzlerce masum insan hayatını kaybederken, maalesef yaşanan gerilim küresel dengeleri de derinden etkiledi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda artan güvenlik riskleri, denizyolu taşımacılığında operasyonel süreçlerin yeniden şekillenmesine neden oldu. Günlük ortalama 138 gemi geçişinin gerçekleştiği bu kritik hatta yaşanan aksamalar, transit sürelerde dalgalanmalara yol açarken, alternatif rota ve çözümleri daha da önemli hale getirdi. Bu doğrultuda sektörümüzde esneklik, hızlı adaptasyon ve güçlü operasyonel planlama her zamankinden daha kritik bir rol üstleniyor” dedi.
ESNEK OPERASYON YAPISI İLE ALTERNATİFLİ HİZMET
Lima Logistics, bu dinamik süreçte esnek operasyon yapısı ve güçlü acente ağıyla müşterilerine sürdürülebilir ve güvenilir çözümler sunmaya devam ediyor. Korkmaz, bu yaklaşımı şu sözlerle özetledi: “Pazar gelişmelerini ve jeopolitik riskleri yakından takip ediyoruz. Güçlü acente ağımız sayesinde bilgi akışını kesintisiz sağlıyor, müşterilerimizi doğru yönlendiriyoruz. Denizyolunda çözüm üretilemeyen noktalarda ise yükün aciliyeti ve lokasyonuna göre havayolu ya da minivan gibi alternatif taşıma modlarını devreye alıyoruz.”
UZAK DOĞU HATLARINDA GÜÇLÜ VE ALTERNATİFLİ YAPI
Özellikle Çin–Türkiye ve Hindistan–Türkiye koridorlarında güçlü bir yapılanmaları olduğunu vurgulayan Korkmaz, şu değerlendirmede bulundu: “Uzak Doğu ithalatında güçlü acente ağımız sayesinde müşterilerimize Süveyş ve Ümit Burnu alternatifleri sunabiliyoruz. Çin ve Hindistan ana karasında, karayolu ve demiryolu bağlantılarıyla farklı çıkış limanları üzerinden süre ve maliyet açısından esnek çözümler üretiyoruz. Avrupa ve Amerika’daki yaygın acente ağımızla da kapıdan kapıya rekabetçi servisler sağlıyoruz.”
2026’DA ODAK: HİNDİSTAN HATTI
Korkmaz, 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerinde hem risklere hem de fırsatlara dikkat çekti: “Artan petrol ve sigorta maliyetleri navlunları yukarı çekiyor, küresel talepte daralma yaşanıyor. Ancak Avrupa Birliği ile Hindistan arasında planlanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye’ye olumlu yansımaları olacağını düşünüyoruz. Süveyş Kanalı’nın yeniden güvenli hale gelmesiyle birlikte Hindistan–Avrupa direkt servislerinin artması ve Türkiye’nin aktarma merkezi rolünün güçlenmesi bekleniyor. Biz de bu doğrultuda Hindistan–Türkiye hattındaki etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Odağımızı Hindistan hattına yönelterek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
PARSİYEL TAŞIMALAR YÜKSELİŞTE
Küresel gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Korkmaz, konteyner bazlı büyümeden ziyade parsiyel taşımaların ön plana çıkacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Jeopolitik riskler ile hammadde ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, firmaları daha temkinli hareket etmeye yöneltiyor. Bu nedenle müşteriler stok ve finans maliyetlerini minimize etmeye çalışıyor. Bu durum da TEU bazlı büyümeden çok parsiyel yüklemelerde artış beklentisini beraberinde getiriyor.”
ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER: OTOMOTİV, TEKSTİL VE KİMYA
Lima Logistics’in müşteri portföyünde otomotiv, tekstil ve kimya sektörlerinin ağırlıkta olduğunu belirten Korkmaz, şu bilgileri paylaştı: “Özellikle otomotiv ana ve yan sanayi ile tekstil sektörünün ithalat süreçlerinde güçlü bir servis sağlayıcıyız. İhracatta ise tekstil, otomotiv yan sanayi ve gıda sektörlerinde Avrupa, Kuzey Afrika ve Amerika hatlarında aktif rol alıyoruz.”
OPERASYONUN HER ADIMINDA ŞEFFAFLIK VE KONTROL
Lima Logistics’in denizyolu taşımacılığındaki temel yaklaşımı, süreci uçtan uca ve tam kapsamlı yönetmek olarak öne çıkıyor. FCL, LCL, kapıdan kapıya ve cross trade operasyonlarında en büyük farkı doğru bilgi akışı ve proaktif iletişim oluşturuyor. Yükün çıkışından teslimine kadar tüm süreç titizlikle yönetilirken, olası gecikmelerde müşterilere zamanında ve şeffaf bilgilendirme yapılıyor. Bu yaklaşım hem operasyonel verimliliği hem de müşteri memnuniyetini sürdürülebilir kılıyor.
